• Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla Adana’da, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

    Erdoğan, konuşmasına, Filistin, Suriye’de, Irak, Libya, Mısır, Myanmar, Patani’de ve yeryüzündeki tüm mazlumlara dua ederek başladı. Tüm mazlumların göğüslerini genişletmesini, Kadir Gecesi’nin kutlu olmasını ve bu gecede edilecek duaların kabul olmasını dileyen Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Bundan yaklaşık 13 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de AK Parti’yi kurduk. Çok hızlı şekilde örgütlenmemizi tamamladık. Kurulduktan yaklaşık 15 ay sonra 3 Kasım 2002’de seçimlere girdik ve birinci parti olarak milletimizden yetki aldık. 15 ayda, 12 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olarak ülkeme, milletime, bayrağıma tüm şehirlerimize 77 milyona hizmet üretmenin mücadelesi içinde olduk. 12 yıl boyunca durmadan, dinlemeden, gevşemeden, milletimiz ve ülkemiz için çalıştık. Türkiye’yi yokluktan aldık, hamdolsun refaha kavuşturduk. Türkiye‘yi karanlıktan aldık aydınlığa kavuşturduk. Ülkemizi istikrarsızlıktan, kaostan, adeta uçurumun kenarından aldık hamdolsun dünyanın en istikrarlı, en güçlü ülkelerinden biri konumuna yükselttik.”

    Türkiye’nin milli gelirinin, göreve geldikleri dönemde 237 milyar dolar olduğunu, bu miktarın şimdi 826 milyar dolara ulaştığını anlatan Erdoğan, “Ah benim Adanalı kardeşlerim. Bakınız, biz göreve geldik, Türkiye’nin gayrisafi borçlanma noktasında net neydi? Borçlanması gayrisafi milli gelire oranla, yüzde 73. Şimdi ne oldu yüzde 35. Bak nereden nereye. 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. Daha güçlüyüz. Bitmedi. Enflasyon yüzde 30’du, hamdolsun şimdi tek haneli rakama düştü” diye konuştu.

    “YA ESKİ TÜRKİYE YA YENİ TÜRKİYE”

    Türkiye’nin yakalamış olduğu büyüme ivmesini güçlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, “İnşallah gelecek Türkiye’nin olacak, bundan hiç endişeniz olmasın. 10 Ağustos’ta tarihi bir karar vereceksiniz. 10 Ağustos’ta sandık başına gideceksiniz, ihmal yok tamam. Aman aman… Bu demokratik hakkınızı muhakkak kullanın ve ne diyeceksiniz. İki seçeneğiniz var: ya eski Türkiye ya yeni Türkiye” şeklinde konuştu.

    “Şunu unutmayın, eski Türkiye’de yolsuzluk vardır, eski Türkiye’de yasaklar vardı, eski Türkiye’de vesayet vardı, çeteler vardı, mafyalar vardı, kaos vardı, krizler vardı ama 12 yıllık mücadeleyle bunların tamamını Türkiye’nin gündeminden çıkardık” diye konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

    “12 yıl boyunca dik durduk, omurgalı durduk. Eski Türkiye’nin izlerini ortadan kaldırdık. Yeni Türkiye’de artık refah var, kardeşlik var, yeni Türkiye’de aydınlık var, gelecek var, yeni Türkiye’de barış var, dayanışma var. Şuraya dikkatinizi çekiyorum: eski Türkiye’yi özleyenler, eski Türkiye’yi isteyenler şu anda bizim karşımızda koalisyon oluşturdular. Kim var bu koalisyonda, CHP var, MHP var, bir de bu koalisyonda oylarının tamamı bir puana ulaşmayan irili ufaklı statüko partiler var. Burada kim var? Sosyalist İşçi Partisi var, kim var Devrimci Halk Partisi var, bir de bu koalisyonda vatanına ihanet eden Pensilvanya örgütü var. Millet bu koalisyonun ne olduğunu, neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor. Bunlar hiçbir zaman milletin yanında olmadılar.”

    Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

    “Türkiye İsrail’e nöbetçi ülke olmayacak, özür dileyen değil, dikkatinizi çekiyorum, özür dileten Türkiye var”

    “Şimdi ben Bahçeli’ye soruyorum: Nerelerdesin sen? Meydanlarda var mı, göreniniz var mı, nerede olduğunu bilen var mı, duyan var mı? Meydana çıksa bile Sivas’ın ötesine gidemez. Bizim için ‘cumhurbaşkanlığı hayaldir, rüyadır’ diyordu. Kendisi şu anda hayallere karıştı, rüyalara karıştı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde dizlerinin bağı çözüldü, nefesi tükendi, piyasadan kayboldu gitti. Niye biliyor musunuz? Milletin içine çıkacak yüzü yok”

    “Bazı devletler, hem de demokrat ve özgürlükcü olduğunu söyleyen bazı devletler protestolara izin vermiyor. Hani demokrattınız, hani özgürlükçüydünüz. Niye müsaade etmiyorsunuz? Polis şiddeti uyguluyorlar. Filistin için, Filistin davası için, Gazzeli mazlumlar için en çok biz haykırıyor, en çok biz haklı tepkimizi ortaya koyuyoruz”

    “Gazze bizi iyi bilir, Filistin iyi bilir, Hamas iyi bilir, El Fetih iyi bilir. Bizim onlarla olan muhabbetimizi, Ekbel Bey’in ölçmeye ne gücü yeter, ne düşünce dünyası yeter, hiçbir şeyi yetmez.”

    “Ortak aday yıllarını İsrail zulmüne göz yumarak geçirdi. Ona bir görev verdik, bir emanet verdik. Gitti o emanete ihanet etti. Seni aday olarak gösteren bu iktidar… ‘Benden öncekiler niye kazanamadı’ diyor, senden önce bizim böyle bir aday çıkarmamız söz konusu olmadı. Daha iktidarımızın yeni yıllarıydı seni gösterdik ve kazandın. Sana bütün desteğimizi orada verdik, şimdi çıktın nankörlük yapıyorsun. ‘Türkiye, Gazze için bir şey yapmadı’ diyorsun. Gözüne dizine dursun. Türkiye’nin, İslam Konferansı Örgütüne verdiği destek konusunda gelip ‘şu kadar para veriliyor, benim burada başarılı olmam için bu verilen desteği şuraya çıkarın’ diyen sensin”

    “Adana’daki ihanet izah edilemez. Bu Pensilvanya’nın hakimleri, savcıları, emniyet içindeki uzantıları, asker içindeki uzantıları Adana’da çok alçakça bir ihanet girişiminde bulundular. İşte şu anda bunların hesabı soruluyor, İstanbul operasyonu budur. Şimdi hesap soruluyor, şimdi ortaya neler çıkacak, neler. Çıkıyor birileri konuşuyor, diyorlar ki ‘delile ulaşılmadan bu tür şeyleri yapmak, gidip bunları almak doğru değil’. Onların canı yanmıyor ki bizim canımız yanıyor, onların sırtında yumurta küfesi yok”

    “Devlet içinde devlet olmaz, işte birileri paralel devlete tevessül etti. Hesabı sorulmaya başlandı, hesabı sorulacak. Bitmedi daha bu başlangıç. Ulusal güvenliğimizi tehdit edenler bunun hesabını verecekler, bu böyle bilinsin” 

    Tags: , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Başbakanlık, MİT’e ait TIR’ların aranmasına ilişkin bugün bir gazetede yer alan “Talimatı Erdoğan vermiş” başlıklı haberdeki iddiaların tümüyle gerçek dışı olduğunu belirtti.

    Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklama şöyle:

    “Bugün bir gazete tarafından, MİT’e ait TIR’ların aranması hadisesiyle ilgili olarak bir ifade tutanağından hareketle yapılan ve ‘Talimatı Erdoğan vermiş’ başlığıyla yayımlanan haberde ileri sürülen iddialar tümüyle gerçek dışıdır” ifadelerine yer verildi.

    AA

    Tags: , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendilerinin Türkiye’de demokrasi tarihine çok önemli bir katkıda bulunduklarını, büyük bir uzlaşmayı sağladıklarını belirterek, hiçbir konuda bir araya gelmeyen 9 partinin Ekmeleddin İhsanoğlu konusunda araya geldiğini söyledi.

    Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyaretlerde bulunmak için geldiği Isparta’da Süleyman Demirel Havalimanı’nda CHP Milletvekili Ali Haydar Öner, Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ile MHP ve CHP il başkanları tarafından karşılandı.

    Karşılamanın ardından Isparta Belediye Başkanı Günaydın’ı makamında ziyaret eden Kılıçdaroğlu, belediyeyi ziyaret etmekten son derece mutlu olduklarını, belediye başkanının sadece mensubu olduğu partiye değil, tüm Isparta’ya hizmet ettiğini söyledi.

    İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısına değinen Kılıçdaroğlu, Ortadoğu’da birden fazla alanda kanın aktığını, Suriye’de, Irak’ta akan kana şimdi de Gazze’nin eklendiğini belirtti.

    “Irak ve Suriye’de Müslümanlar birbirini öldürüyor. Üzülerek söylüyorum silahlarını da Recep Tayyip Erdoğan gönderiyor” diyen Kılıçdaroğlu, “Hem diyeceksiniz ki Müslümanlar niye birbirini öldürüyor? Öbür taraftan da TIR’larla silah göndereceksiniz. Bunun bütün belgelerini kamuoyunun önüne koydum. Ortadoğu’nun bir bölümünde akan kanın temel sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır ve elleri kanlıdır” dedi.

    Gazze’deki durumun farklı bir olay olduğunu ve çok zor şartlarda yaşayan bir Müslüman grubun bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Onun üzerine tankıyla, topuyla uçağıyla gitmek, orantısız güç kullanarak oradaki insanlarını yok etmek, küçük çocukları öldürmek dünyanın hiçbir demokrasisinde, uygarlığında kabul edilemez” diye konuştu.

    Türkiye’nin eskiden başvurulacak bir devlet olduğunu, eskiden “bizim aramızı bulun” diye Türkiye’ye başvurduklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şimdilerde Türkiye’nin kapısının kapalı olduğunu, üstünde kocaman bir kilitle hiç kimsenin gelip bu kapıyı çalmadığını savundu.

    BM Genel Sekreteri Ban ki Moon’un İsrail ile Filistin arasındaki sorunu çözmek için Ortadoğu’ya geleceğini, ancak Türkiye’ye uğramayacağını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Neden? Çünkü Türkiye’yi kimse istemiyor. Abbas geldi. Filistin ile İsrail arasındaki sorunu çözmek için bize ‘Mısır’ın yaptığı katkıyı siz de verin ve barış süreci sağlansın’ dedi. Ama daha acı bir olay var. Mısır Dışişleri Bakanlığı ‘Filistin ile İsrail’i barıştıracağız. 2012’deki şartlar konusunda uzlaştık. Türkiye bizim uzlaşmamızı engel oluyor’ dedi. Mahmud Abbas da bunu doğruladı. Gazze’de akan kanın sorumlularından biri de Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sabah akşam konuşuyor. Öğle ikindi konuşuyor. ‘Filistin‘de şu oldu bu oldu. Hükümetler ağlama makamı değildir’ dedi. Buralarda çözüm üretilir. Tepki vereceksen Türkiye Cumhuriyeti’nin iradesini ortaya koyacaksın. Önce Kürecik’teki radar istasyonunu kapatacaksın. İsrail’e bilgi akışını sonlandıracaksın. ‘Yapmıyorum’ diyor. Ticari ilişkileri askıya alacaksın. Oğulların artık bıraksın İsrail’le ticareti. ‘Bırakmam’ diyor. Boynuna takıp gezdiğin bir madalya var. Onu iade et bari. ‘Onu da iade etmem’ diyor. Askeri ilişkilerimiz var onları da askıya al diyoruz, almıyor. O nedenle hükümet iki yüzlü bir politika yürütüyor. Tüm ayrıntılarını biliyoruz. Ortadoğu bataklığında bir Türkiye var. Sözü dinlenmeyen her ülke tarafından dışlanan bir Türkiye var. Tüm umut Mısır’a bağlanmış durumda. Mısır acaba Ortadoğu’da barışı sağlar mı? Biz de Mısır’dan rica ediyoruz, mümkünse bir an önce ateşkesi sağlayın. Sağlayın ki çocuklar öldürülmesin, gencecik insanlar öldürülmesin. İsrail’in Gazze gibi küçük bir yere tüm gücüyle yüklenmesi doğru bir davranış değildir. İsrail hükümetinin bu konuda çok daha duyarlı davranması gerekiyor. İsrail’e de kendi hükümetinden tepki var. Yanlış yaptığını İsrailliler de kabul ediyor”

    CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

    Ortadoğu’da barışı sağlamanın herkesin görevi olduğunu, ama temel görevin Ortadoğu’yu çok iyi bilen bir Cumhurbaşkanı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Kudüs Nişanı ödülünü alan tek Türk olduğunu hatırlattı.

    İhsanoğlu’nun Mısır’da, Irak’ta, Filistin’de İsrail’de Suriye’de ağırlığı olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, “Türkiye eğer İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtursa emin olun Ortadoğuya barış, huzur gelecektir. Bu Türkiye’nin yeniden itibar, saygınlık kazanması demektir. Bu seçim Türk halkının önüne konulmuş çok güzel bir imkan. Bu imkanı hepimizin değerlendirmesi lazım” şeklinde konuştu.
     

    Tags: , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Seçim çalışmalarına İstanbul’da devam eden Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu Esenler’de Halil İbrahim Vakfı’nda düzenlenen iftar yemeğine katıldı.

    İftara, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Meral Akşener, bazı MHP milletvekilleri ile İl ve İlçe Teşkilatı yöneticileri de katıldı.

    Ekmeleddin İhsanoğlu iftar sonrası yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı seçiminin önemine vurgu yaptı.

    Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde olmak istediğine vurgu yaptı.

    İhsanoğlu, “Türkiye, Cumhurbaşkanı seçiminde ülkeyi bir ve beraber tutan, bütünlüğünü koruyacak olanlardan yana olacaktır.” diye konuştu.

    İhsanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “İnşallah 10 Ağustos’ta Türkiye’yi birleştiren, Türkiye’yi bir beraber tutacak olan, milleti birbirinden ayırmayacak olan, devletini güçlendirecek, kendi siyasi görüşünü zorla kabul ettirmeyecek olan, siyasi partiler arasında tercih yapmayacak olan ve herkesi kucaklayacak olan, 76 milyonun temsilcisi olan, Türk devletinin başı, Türkiye Cumhuriyetinin ve milletinin temsilcisi birisini tercih edeceksiniz, Cenab’ı Allah hepimizi muvaffak etsin.”

    Ekmeleddin İhsanoğlu daha sonra Esenler dört yol meydanındaki Ramazan etkinlik alanına giderek esnafla ve vatandaşlarla sohbet etti.

    Kadir Gecesi’nin tüm Türkiye’ye ve İslam dünyasına huzur getirmesini dileyen İhsanoğlu, “Maalesef ki bugünlerde, savaşların dinmesi gereken ayda, insanların huzur içinde olması gereken bu ayda, hep sıkıntılar içerisindeyiz. İnşallah bu gece kabul olunacak dualarımızla, hem ülkemiz hem Türk alemi, hem İslam dünyası huzura kavuşur.” dedi.

    Tags: , , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Emniyetteki ‘Paralel Yapılanmaya’ yönelik operasyon listesinde bulunan eski İstihbarat şube Müdürü de yakalandı. Gözaltında bulunanlar da yeniden sağlık kontrolünden geçirildi.

    Gözaltındaki şüpheliler, gece yarısından itibaren İstanbul Fatih’deki Haseki Eğitim ve araştırma hastanesine götürüldü.

    Operasyonların Terörle Mücadele ayağında 76 kişilik gözaltı listesinde olan Eski Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı da yakalandı.

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yürütülen diğer operasyonda 29 kişi gözaltında. Sağlık kontrolleri gözaltı süresi boyunca devam edecek.

    EK GÖZETİM SÜRESİ ALINDI

    Bu arada Organize Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alınan Ali Fuat Yılmazer’inde bulunduğu 18 kişi hakkında ek gözetim süresi alındı.
     

    Tags: , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, “Yeni Türkiye’nin inşası hızla devam ediyor. Bu da birilerini çok ciddi şekilde maalesef rahatsız ediyor. Birileri bizim komşularımıza, yakın çevremize uzattığımız dostluk, kardeşlik elinden, işbirliği ve dayanışma elinden maalesef rahatsız oluyorlar” dedi.

    Ankara Ticaret Odasınca (ATO) Iraklı Türkmenlere, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) aracılığıyla gönderilecek biner kolilik gıda yüklü üç yardım tırı, düzenlenen törenle yola çıkarıldı.

    İşler, ATO’da gerçekleştirilen törende, mübarek ramazan ayında sevinmeleri gerekirken yüreklerini yakan pek çok olaya şahit olduklarını söyledi. Türkiye’nin komşularında “yangın olduğunu” dile getiren İşler, Suriye’de 3, 4 yıldır devam eden çatışmalar nedeniyle milyonlarca insanın evinden barkından ayrıldığını ve komşu ülkelere sığındığını anlattı.

    Suriye’de büyük insanlık trajedisi yaşandığını ancak bütün dünyanın sessiz kaldığını ifade eden İşler, “Kimyasal silahlar kullanıldı, ‘kırmızı çizgiler’ denildi, hepsi aşıldı ama gerekli müdahaleler yapılmadı. Bu nedenle yüz binlerce insan öldü, yüz binlerce insanın akıbeti belli değil. İçeride ve dışarıda milyonlarca mülteciyle karşı karşıyayız” diye konuştu.

    Irak’ın, ABD’nin müdahalesinden sonra hiç durulmadığını, sürekli çatışmalarla bugüne geldiğini belirten İşler, Amerika’nın müdahalesinin huzur, istikrar ve barış değil kaos ve yoksulluk getirdiğini kaydetti.

    Irak’ta özellikle son aylarda mezhep çatışması ve bölünmüşlüğünden hareketle ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren İşler, “İnsanların arasına fitne, ayrılık tohumları döküldü ve bugüne kadar çok canlar yandı, çok evler yıkıldı, ocaklar söndü. Özellikle son IŞİD olayından sonra da yine on binlerce insan evlerini terk etmek durumunda kaldı” dedi.

    Irak coğrafyasındaki Türkmenlerin de son saldırılardan sonra ciddi sıkıntılarla karşılaştığını, evlerini terk etmek zorunda kaldığını anlatan İşler, şöyle devam etti:

    “İlk günden itibaren Türkmen kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kendi aralarındaki sorunları çözmek için devlet olarak, Dışişleri olarak her zaman elimizi uzattık, aralarındaki ihtilafları giderme konusunda büyük çabalar sarf ettik. Fakat ülkenin mevcut siyasi yapısından dolayı bir takım sıkıntılar var. Oralarda bu sıkıntılar hala sürüyor. Ama biz insani yardım olarak gerek Suriye gerekse Irak’taki Türkmen kardeşlerimize her zaman elimizi uzattık. Aynı zamanda Arap, Kürt kardeşlerimize, yakın coğrafyadaki bütün akraba topluluklara elimizi eşit mesafede uzatıyoruz. Elbette ki Türkmen kardeşlerimizin ayrı bir yeri var, onlarla da özel olarak ilgileniyoruz. Bu olaylar yaşandığı zaman ‘Türkiye Türkmenlerle ilgilenmiyor’ gibi bir takım akla ziyan açıklamalar yapıldı. Bizim burada toplanmamızın vesilesi yardım kampanyası, bence son derece anlamlı. Şu ana kadar 71 tır, Telafer, Sincan, diğer bölgelere, hepsine ulaştırıldı.”

    İşler, ATO’nun bu desteğinin, ticaret odaları tarafından yapılan ilk yardım olduğunu da vurgulayarak, TOBB’un da gelecek günlerde yüklü miktarda yardım yapacağını, bu konudaki görüşmelerin devam ettiğini anlattı.

    Türkiye’nin etrafının kan gölüne, ateş çemberine dönüştüğünü dile getiren İşler, “Komşularımızda yangın var ve o yangını söndürebilecek irade, gayret, çaba bizde var. Bunun için de Türkiye’nin güçlü, büyük, iri, diri olması lazım” değerlendirmesinde bulundu.

    Yeni Türkiye’nin inşasının hızla devam ettiğini vurgulayan İşler, “Bu da birilerini çok ciddi şekilde maalesef rahatsız etmekte. Birileri bizim komşularımıza, yakın çevremize uzattığımız dostluk, kardeşlik elinden, işbirliği ve dayanışma elinden maalesef rahatsız oluyorlar. Onun için Türkiye’yi de son bir yıl içinde ciddi şekilde karıştırmak istediler” dedi.

    İşler, Gezi olayları ile 17 ve 25 Aralık operasyonlarıyla Türkiye’nin durdurulmak istendiğini ancak başarılamadığını, ülkenin hızlı şekilde yoluna devam ettiğini bildirdi.

    “BAŞLARINI ÖNE EĞDİRMEYECEĞİZ”

    Gazze’de yaşanan olaylara değinen İşler, “Zaten içimiz kan ağlıyordu. Gazze’deki olaylar da bu işin tuzu biberi oldu” dedi.

    İsrail’in 17 gündür Gazze’ye saldırdığını, yasaklanan silahları kullandığını ifade eden İşler, İsrail’in acımasız şekilde bebekleri, çocukları, masum sivilleri, kadınları, yaşlıları, sahur, iftar sofralarında attığı bombalarla öldürdüğünü, evlerini başlarına yıktığını söyledi.

    Bu durum karşısında en gür sedanın Türkiye’den çıktığına işaret eden İşler, şöyle konuştu:

    “BM ve BM Güvenlik Konseyi, bu olaya kör, sağır, dilsiz kaldı. Diğer Batı ülkeleri aynı şekilde bu olaya kör ve sağır kaldılar. Hepsinden acı vereniyse İslam ülkelerindeki bu sessizlik, hepimizi üzmüş durumda. Tek sesini çıkaran Türkiye olduğu zaman bundan da birileri rahatsız oluyor. Varsın rahatsız olsunlar. Bizim tarihten gelen sorumluluğumuz var. Bizim yerleşik hale gelmiş geleneğimiz var. Millet olarak her zaman kimsesizlerin, garibanların, mazlumların, haklının, doğrunun yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Başkaları ne derse desin biz bu politikamızı sürdüreceğiz. Nasıl ki geçmişte ecdadımızın adalete, hoşgörüye, insanlığa dayanan politikalarından gurur duyuyorsak, bundan 50, 100 yıl sonra gelecek nesiller de 2000′li yılların başındaki AK Parti’nin izlediği politikalardan gurur duyacak. Onların başlarını öne eğdirmeyeceğiz.”

    “Hem devlet hem millet olarak işi sıkı tutuyoruz, bütün mazlum coğrafyaya insanlık, kardeşlik elimizi uzatma gayreti içindeyiz” diyen İşler, Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri bozulduğunda şart koştuğu üç konudan birinin “Gazze’deki ablukanın kalkması olduğunu” hatırlattı.

    Bu şartın Türkiye’nin dış politikasının esaslarını ortaya koyması bakımından son derece önemli olduğunu ifade eden İşler, “Uluslararası ilişkiler maalesef sadece ve sadece çıkar üzerine oturtuluyor. İnsanlık, ahlak, ilkeler nerede, yok. İşte onun için bizim politikamız sadece çıkar üzerine oturmuyor. Bizim politikamızın temelinde insanlık, etik, ilkeler vardır” şeklinde konuştu.

    Filistin sorunu durduğu sürece Orta Doğu’ya barış gelmeyeceğine inandıklarını anlatan İşler, bundan dolayı İsrail ile ilişkiler iyi olduğunda dostluk elini onlara da uzattıklarını ve “Gelin, şu coğrafyada barışı sağlayalım” dediklerini söyledi.

    Türkiye’nin bu konuda arabuluculuk yaptığını, bunun 6 ay sürdüğünü, son noktaya gelinmesine karşın İsrail’in bildik tavrını ortaya koyarak Gazze’ye saldırdığını dile getiren İşler, en üst seviyede tepkilerini ortaya koyduklarını söyledi. Davos olayını anımsatan İşler, “İsrail Cumhurbaşkanı, bütün dünya kamuoyu önünde Sayın Başbakanımız tarafından azarlanmış oldu. Yaptıkları zulüm de bütün dünya halklarının gözüne adeta sokulmuş oldu” dedi.

    Son zamanlarda Filistin’in kendi aralarında iç uzlaşılarını sağladığını, Ulusal Birlik hükümetini kurduklarını belirten İşler, İsrail’in devreye girip saldırmaya başladığını söyledi. İşler, bu saldırıların bir nedeninin de Filistin’deki uzlaşıyı sona erdirmek olduğunu anlattı. İşler, “Ama çok şükür Filistinli kardeşlerimiz geçmişte yaşanan acılardan sanırım yeterince ders aldıkları için birlik ve beraberliklerini korudular” diye konuştu.

    “AKLA ZİYAN AÇIKLAMALAR YAPAN ADAYLAR VAR”

    Gazze olayında doğrudan yardım elini uzatan ilk ülkenin yine Türkiye olduğunu vurgulayan İşler, Gazze’de yapılan yardımlara değindi. İşler, “Bütün bunlar yapılırken bir de ‘Türkiye’den bir konserve kutusu yardım gitmedi’ gibi ifadeler kullananlar oluyor. Sayın Başbakanımız, ilk günden itibaren açıklıyor, yüksek sesle ifade ediyor, talimat verdiğini ve TİKA’nın yardımlarını sürdürdüğünü. Ama bunlardan habersiz olarak hala akla ziyan açıklamalar yapan adaylar da var, cumhurbaşkanı adayları var. Bu konuyu onların ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum.”

    İşler, 21. yüzyılın kazananının Türkiye olduğunu, ancak bu yüzyılda yegane kazanan olmak istemediklerini belirterek, “Bencil davranmak istemiyoruz. Biz istiyoruz ki biz kazanırken kardeşlerimiz de kazansın. Onlara da elimizi uzatıyoruz. Onları da bulundukları açmazdan çıkarmanın gayreti içindeyiz” dedi.

    “MADDİ BOYUTUNUN ÖTESİNDE ÇOK DEĞERLİ ANLAM TAŞIYOR”

    AFAD Başkanı Fuat Oktay, Türkmenlere insani yardımların özellikle gıda ve hijyen malzemesi boyutunda bütün hızıyla sürdüğünü söyledi.

    AFAD’ın Habur Sınır Kapısı’nda koordinasyon merkezi kurduğuna işaret eden Oktay, Türkiye’den gelen tüm yardımların, Irak Türkmen Cephesi’nin de katkılarıyla yerelde ihtiyacı olanlara dağıtımına kadar takibini yaptıklarını anlattı.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci de IŞİD baskınlarından sonra Irak’taki on binlerce Türkmenin evsiz ve yurtsuz kaldığını, yüzlerce Türkmenin katledildiğini ifade etti.

    Türkiye’nin elindeki imkanlarla bu insanlara yardım etmenin gayretinde olduğunu anlatan Bezci, “Bu çok ağır şartlara karşı sadece devletin imkanlarının yetmeyeceği açıktır. ATO olarak zor durumda olan kardeşlerimize bir nebze de olsa yardım gayreti içindeyiz” diye konuştu. 

    Tags: , , , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Türk Musevi Cemaati’den yapılan açıklamada, “Gazze’de vuku bulan insanlık dramının kimi basın yayın organlarında ve sosyal medyada ülkemizdeki Musevi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlere vesile edilmesini, günümüzde ulusal edebiyatımızın usta ve üretken kalemi yazar Mario Levi’yi de hedef aldığını esefle gözlemliyoruz” ifadelerini kullanıldı.

    Açıklamada, Levi’ye karşı bu tavrı günümüzde kimi çevrelerce üretilen ve tüm Musevi inançlıları da içine alan ırkçı ve ayırımcı söylemlerle tahriklerin ulaştığı tehlikeli boyutun son günlerde de benzerlerinin görüldüğü belirtildi.

    Bunun müdahale edilmesi gereken bir nefret suçu örneği olarak değerlendirildiği aktarılan açıklamada, yetkili mercilere çağrının yenilendiği vurgulandı.

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Gazze’ vuku bulan insanlık dramının kimi basın yayın organlarında ve sosyal medyada ülkemizdeki Musevi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlere vesile edilmesini, günümüzde ulusal edebiyatımızın usta ve üretken kalemi yazar Mario Levi’yi de hedef aldığını esefle gözlemliyoruz. Konuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanımız sayın Ömer Çelik’in sosyal medyada paylaştığı sağduyu ve hakkaniyet telkin eden ve konuyu nefret suçu olarak niteleyen mesajlarını saygı ve takdirle karşılıyor, bu mesajların milletimiz tarafından samimiyetle paylaşılarak benimsenmesini diliyoruz.” 

    Tags: , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin İsrail’in yüzlerce masum sivilin hayatını kaybettiği, binlercesinin de yaralandığı Gazze Şeridi’ne yönelik operasyonunun durdurulması ve bölgede kalıcı bir ateşkes sağlanması doğrultusundaki çabalarının yanı sıra saldırılardan etkilenen Filistin halkının acil insani ihtiyaçlarının karşılanması doğrultusundaki çalışmalarını ara vermeksizin sürdürdüğü belirtildi.

    Filistin devletinin talebi üzerine Gazze’deki tek elektrik santralinin acil yakıt ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunmak amacıyla 640 bin dolar tutarında maddi desteğin Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından Filistin makamlarına iletildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Anılan meblağla yerel olarak satın alınacak yakıt, Gazze’deki hastanelere ve diğer hayati önemi haiz kuruluşlara elektrik tedarik eden santralin işleyişini sürdürmesine imkan sağlayacak.

    TİKA, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılayının daha önce açıklanmış olan Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmaları da devam etmektedir. Ülkemiz, saldırılar ve abluka altında yaşam mücadelesi veren Gazze’deki Filistinli kardeşlerimize tüm imkanlarıyla destek olmayı sürdürecektir.” 

    Tags: , , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, üst düzey devlet adamlarına verilen 164 kriptolu telefondan 80′inin dinlenildiğini tespit ettiklerini bildirdi.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK’ın 164 üst düzey devlet adamına ürettiği kriptolu telefondan 80′inin IMEI numarasının, yasa dışı olarak dinlenme maksadıyla kaydedildiğini gördüklerini belirterek, “Bu tespit edilen 80 IMEI numarasının içinde Başbakandan, Başbakan yardımcılarına, MİT Müsteşarına, bakanlara, Genelkurmaya kadar, bunların hepsi var” dedi.

    Bakan Işık, TÜBİTAK’ta düzenlenen iftarda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Kriptolu telefonlarla ilgili soruşturmanın seyrine yönelik soru üzerine Işık, TİB’in dinlemeyi tek başına yapma şansının olmadığını söyledi. “Kriptoyu yazmayan, çözemez” diyen Işık, kriptolu telefonların dinlenebilmesi için mutlaka kriptoyu yazanın da işin içinde olması gerektiğini ifade etti.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasının internete yansıdığını hatırlatan Işık, bundan sonra kriptolu telefonların dinlendiğine net olarak emin olduklarını bildirdi.

    Bu aşamadan sonra ise söz konusu telefonların nasıl dinlendiğine ilişkin araştırma yaptıklarını anlatan Işık, şunları kaydetti:

    “Arkadaşlarımız uzun bir çalışma yaptı. Öncelikle sistemin güvenliğini inceledik, ciddi güvenlik açıkları gördük. Daha sonra sistemin tasarımına ve yazılımına baktık. Sistemin yazılımlarında da bazı korsan satırlar tespit ettik ama aktif olup olmadıklarını henüz tespit edemedik. Daha sonra da donanıma baktık. Tüm bu çalışmaları yürütürken, özellikle TİB’de biliyorsunuz dinleme kayıtlarının silinmesiyle ilgili çok fazla haber çıkmıştı. TİB’in TÜBİTAK’tan talebi doğrultusunda, oraya TÜBİTAK’tan giden uzmanların yaptığı çalışmada bilgi kırıntılarından, yani silmişler, 30-40 defa silmişler ama böyle kenarda, köşede, diskin tamamına ulaşamıyorlar. Kenarında, köşesinde kalan bilgi kırıntılarından bir çalışma yapıldı ve TÜBİTAK’ın 164 üst düzey devlet adamına ürettiği telefondan 80 tanesinin IMEI numarasının yasa dışı olarak, oraya dinlenme maksadıyla kaydedildiğini gördük.”

    “Tamamının bu sistemle dinlenildiğini düşünüyoruz”

    Bakan Işık, bu 80 kaydı bizzat tespit ettiklerini, ancak silinen kısımlarda diğer telefonun kaydının olduğunun da kendilerinde kesin kanaat haline geldiğini bildirdi.

    Kimlerin dinlendiğine yönelik soruyu da yanıtlayan Işık, şunları söyledi:

    “Kabinenin tamamı neredeyse dinlenmiş. Bu tespit edilen 80 IMEI numarası Başbakandan, Başbakan yardımcıları, MİT Müsteşarı, bakanlar, Genelkurmay…O 80 numaranın içinde bunların hepsi var ama düşündüğümüz şu; 80′ine biz kırıntılardan ulaşabildik. Demek ki bunun tamamı kaydedildi ki bunun 80′ine biz ulaştık. Dolayısıyla biz tamamının bu sistemle dinlenildiğini düşünüyoruz. O 80 numara içinde benim gördüğüm, Cumhurbaşkanımızın numarası yok ama dediğim gibi, orada 164 numaranın içinde olduğu için ihtimal yüzde 99,9 o numaralar da vardır.”

    “TİB’de pek çok şey karartılmış”

    Bunun, kendileri için çok kritik bir aşama olduğunu vurgulayan Işık, dinlemenin nerede ve nasıl yapıldığını bulmak durumunda olduklarını bildirdi.

    Şu an için ise üzerinde durdukları konunun, dinleme uçlarının nereye gittiği olduğunu anlatan Işık, bunların bazı yerlere servis edilmesi için uç verilmesi gerektiğini söyledi.

    Bakan Işık, şu anda bunun üzerine bir çalışma yürüdüğünü belirterek, “Bu tabii çok daha zor bir iş. Çünkü TİB’de pek çok şey karartılmış, silinmiş. Biz bu bilgi kırıntılarından ortaya çıkardık. Bir avantajımız şu; TİB’e savcılık baskın yaptığında tüm harddisklerin imajını almıştı, oradan sağlama yapma imkanımız var. Dolayısıyla bizim açımızdan nasıl dinlendiği ortaya çıktı” diye konuştu.

    Dinlemenin kimler tarafından servis edildiğini ise yargının ortaya çıkaracağını anlatan Işık, bu konuda da Ankara Cumhuriyet Savcılığının soruşturmayı yürüttüğünü kaydetti.

    “Şimdilik kriptolu telefon kullanmıyoruz”

    Kriptonun hangi kurum tarafından yazıldığının ve bu telefonları kimlerin kullandığının sorulması üzerine de Işık, kendisinin ve diğer bakanların şimdilik kriptolu telefon kullanmadıklarını bildirdi.

    TÜBİTAK’ta kriptolu telefonların yapıldığı birimde çalışan ekibi, olayın ilk ortaya çıktığı zaman görevden uzaklaştırdıklarını anımsatan Işık, “Şimdi orada kriptolu telefonların tasarımından yazılımına, güvenlik önlemlerinin alınmasına kadar, yazanın dahi dinleyemeyeceği bir kurgunun yapılması için çalışıyoruz. Arkadaşlarımın bana verdikleri bilgi, yıl başına kadar yeni kriptolu cep telefonlarını yine üst düzey devlet yetkililerinin kullanımına sunacağız” dedi.

    “Yargı, ‘kim dinledi, niçin dinledi ve kime servis etti’, bunları ortaya çıkarmak durumunda”

    Kriptolu telefonların dinlenmesinde yabancı istihbarat örgütlerinin de işin içinde olup olmadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Işık, bunu ortaya çıkarmanın kendilerinin işi olmadığını söyledi.

    Yargının bunu mutlaka ortaya çıkaracağını belirten Işık, bir ülkenin Başbakanını, MİT Müsteşarını veya Genelkurmay Başkanını kimin, niçin ve ne amaçla dinlediğini herkesin sorması gerektiğine dikkati çekti.

    Işık, şöyle devam etti:

    “Biliyorsunuz geçenlerde önemli bir tartışma yaşandı. Amerika’nın Merkel’i dinlediği ortaya çıktı ve kıyamet koptu. Şimdi Amerika’nın Almanya Başbakanını dinlemesinin bir mantığı var ve ‘biz yapmadık’ da demediler değil mi? Fakat Türkiye’de, kendi içinde bir illegal yapının Başbakanı, Genelkurmay Başkanını hatta Cumhurbaşkanını dinlemesinin bir mantığı yok. Dolayısıyla bu bir, kamuoyu vicdanında karşılığını bulacak. İkincisi de yargı, ‘bunu kim dinledi, niçin dinledi ve kime servis etti’ bunları da ortaya çıkarmak durumunda. Ümit ederim ki bunlar bir bir ortaya çıkar ve Türkiye de bu dönemi bir daha yaşanmayacak şekilde kapatır.”

    “Bunlar birbirlerini rüyalarında tanımadılar herhalde”

    Bakan Işık, 164 kriptolu telefonun sayı olarak çok olup olmadığını yanıtlarken de Türkiye gibi bir ülkede bu sayının çok olmadığını söyledi.

    Kendisinin Bakanlık görevine geldiğinden bu yana kriptolu telefonları hiç kullanmadığını, çok gizlilik gerektiren bir görüşmesinin de zaten olmadığını anlatan Işık, “Bizim hedefimiz yıl sonuna kadar yeni bir yazılım, yeni bir tasarım ve yeni bir donanımla ve bir daha kesinlikle birbirleriyle irtibat kurmalarını mümkün kılmayacak şekilde kriptolu telefonu hizmete sokmak” dedi.

    Bugünlerde paralel yapıyla ilgili operasyonların yapıldığına işaret eden Işık, şöyle konuştu:

    “Herkes ‘biz masumuz’ diyor. Tabii kimin suçlu, kimin suçsuz olduğuna yargı karar verecek. Temel bir ilke de kişinin suçu ispat edilene kadar suçsuzdur ama takdir edersiniz ki bir kriptolu telefonun dinlenebilmesi için işin içinde TÜBİTAK’ın, Emniyetin, TİB’in, hatta bazen yargının olması gerekiyor. Şimdi bunlar da birbirlerini rüyalarında tanımadılar herhalde. Organize bir yapının olduğu su götürmez bir gerçek. Dolayısıyla bundan sonra böyle bir organize yapının kurulamaması teminat altına alınmalı ve böyle bir yapının kesinlikle Türkiye’de kuruluşuna müsaade etmeyecek mekanizmanın oluşması önemli.”

    “Dinlemelerin ne süreyle yapıldığına ilişkin şu anda bir tespit yok”

    Bakan Işık, dinlemelerin ne kadar süreyle yapıldığına ilişkin ise şu anda bir tespitin olmadığını ifade etti.

    Yeni yapılacak kriptolu telefonların kaç kişiye verileceğinin sorulması üzerine de Işık, buradaki sayının kendilerinin belirleyeceği bir konu olmadığını söyledi.

    Bu konuda Başbakanlık, Milli Güvenlik Kurulu ve ilgili diğer kurumların, ihtiyaçlarını kendilerine bildirdikleri noktada bu ihtiyaca cevap vermekle mükellef olduklarını anlatan Işık, “Bu sayı 150 olur veya 200 olur. O bizim bileceğimiz bir şey değil” dedi.

    Kriptolu iletişim konusunda tüm dünyadaki genel kuralı da açıklayan Işık, “Kriptoyu üretenle sertifikayı üreten aynı yer olmaz. Genelkurmay buna dikkat etmiş ama onu da farklı bir yöntemle by-pass etmişler. Bunların artık bir daha böyle bir organize yapının eline geçmemesi için mutlaka güvenlik tedbirlerinin alınması önemli” diye konuştu.  

    Tags: , , , ,

  • Haberler 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort sitesi

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehme Ali Şahin, “Yargıtay imamı” iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturmanın Yargıtay tarafından kapatıldığını, hasıraltı edildiğini söyledi.

    Özel bir televizyon kanalında soruları yanıtlayan Şahin, “Yargıtay imamı” iddialarıyla ilgili Yargıtay’da yürütülen soruşturmada, konuya ilişkin herhangi işlem yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesini eleştirdi.

    Şahin, bir Yargıtay üyesinin, görülen bir dava dosyasını görüş için Pensilvanya’ya gönderdiğini duyduğunda buna ilk başta inanmadığını dile getirdi.

    Avukat oğlu ve bir arkadaşının, bir Yargıtay üyesinin kendilerine hakimlik mülakatına girecek 20 adayın sınavları kazanmaları konusunda yardımcı olmasını istediğini anlattıklarını aktaran Şahin, bu Yargıtay üyesinin 20 hakim adayı hakkında “cemaatin çocukları” dediğini de belirtti.

    Mehmet Ali Şahin, şöyle devam etti:

    “Oğlum ve arkadaşı, dönemin Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem ve HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur’a konuyu iletmesini söylediklerinde de üye, ‘Birol bey cemaate sırt çevirdi, İbrahim Okur’un da ne yaptığı belli değil, bir cemaatten yana oluyor, bir hükümetten yana oluyor. Bizim istirhamımız bu çocukların kazanılması için elinizden gelen gayreti gösterin’ diyor. Bir Yargıtay üyesi cemaat adına böyle bir girişimde bulunabilir mi? Pensilvanya’dan görüş istendiği bilgisi de gelmişti, inanmamıştım ama sonra bende bir görüş hasıl oldu, demek ki Yargıtay’da böyle bir yapılanma var. Bu yapılanma da bu cemaatin Yargıtaydaki temsilcisi, imamı denebilir. Dolayısıyla bu konudaki bilgileri Yargıtay Başkanlığına ilettim. Aynen anlattım. İsterse avukatların isimlerini verebileceğimi söyledim.”

    “Üyenin ismini gerekirse Yargıtay açıklasın”

    Yargıtayda yürütülen soruşturmada Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanı Bahri Demirel’in muhakkik olarak görevlendirildiğini belirten Şahin, şöyle konuştu:

    “Kendisiyle görüştük. Bu tanıklardan biri oğlum olduğu için ‘tanıklık yapmayabilirsiniz’ dedi. ‘Sizin takdirinizdir, oğlumun ismi Cem Şahin’ dedim. Şimdi deniyor ki isimleri vermedi, isimlerini verdim. Diğer şahit avukatın ismi de Bekir Eren’dir.

    Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, bu dosyayla ilgili ne bu şahitleri çağırdı ne benim numarasını ve ismini verdiğim ceza dosyasını inceledi. Yargıtay üyesinin ismini de verdim, burada açıklamıyorum, gerekirse Yargıtay açıklasın. O kişinin hangi yıl yurt dışına çıktığıyla ilgili bilgi verdim. Bunları sorun, o kişiyi de çağırın, gerçekten bu avukatlarla böyle bir konuşma yapmış mı yapmamış mı? Bunların hiçbiri soruşturulmamış, hasıraltı ettiler, kapattılar. İki de bir Yargıtay’da açıklama yapılıyor. ‘Bize şahitleri bildirmedi ki, delil bildirmedi ki.’ Buradan söylüyorum, Yargıtay üyeniz bu iki avukata ‘bunlar cemaatin hakim adaylarıdır, bunları kazandırma konusunda gerekli girişimlerde bulunun’ demiş mi dememiş mi? Demişse niçin demiş, hangi sıfatla demiş. Cemaatin imamı mı değil mi, cemaatle ilgisi nedir? Bütün bunları Yargıtay Başkanının araştırması ve kamuoyuna açıklama yapması gerekir. Yargıtay Başkanlığı beni yalanlama yarışına girmemelidir. Şahitlerin ikisini çağırın, çocuklar konuşacaktır.”

    “Demek ki böyle bir yapı var”

    Yeni çıkan ve Yargıtayın yapısını değiştiren kanun gereği Yargıtayda düzenlenen Birinci Başkanlık Kurulu seçimleriyle ilgili gazetelerde yer alan haberlere de değinen Şahin, şunları söyledi:

    “Gazetelerde çarşaf çarşaf ‘cemaat yanlısı Yargıtay üyeleri şöyle etti, böyle etti, ittifak yaptı, seçimi kazandı’ falan. Demek ki böyle bir yapı var. Kimse inkar etmesin. Yargıtayın içinde de paralel yapı var, yargının içinde de paralel yapı var, emniyette de var. Bu, artık ayan beyan ortadadır. Bir Yargıtay üyesi, cemaat adına kimlerin kazanması gerektiği konusunu eğer birilerini vasıta kılarak Adalet Bakanlığında o çocukların lehine sonuç almaya çalışıyorsa, o kişi cemaatin Yargıtaydaki temsilcisidir, bir başkası buna ‘cemaatin imamı’ da diyebilir. Bunun üzerine Yargıtay Başkanlığı gitmelidir. Gitmedi, örtbas etti. Buradan tekrar ihbarda bulunuyorum, gerekirse dosyayı tekrar açın, dinleyin bu avukatları, bu kişiyi de çağırın, yurt dışına ne zaman gitmiş, nereye gitmiş, onları da araştırın.”

    Yargıtay Başkanlığından soruşturmayla ilgili yapılan açıklamada, “Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca muhakkik raporu, başvurucu ile diğer kişilerin beyanlarının birlikte incelenmesi sonucunda, dosyaya sunulan hiçbir delilin soruşturmanın bir sonraki aşamasına geçmeye imkan verecek nitelikte olmadığı değerlendirilerek, ileri sürülen iddiayla ilgili herhangi işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir” ifadesine yer verilmişti.

    AA

    Tags: